aworldovertheocean:

Arkadaslar 1 Eylülde Saat 13de Ankarada TRT binasinin önünde bir oturma eylemi baslatilacak. Leyla ile Mecnun için direniyoruz sesimizi duyurmamiz gerekiyor. RBlayin duyun duyurtun o zamana kadar yayin etrafa. Duyan gelsin

LEYLA ILE MECNUN İÇİN ÇAY VAR MÜZİK VAR SENDE GELSENE

nerededurursakoradakalalim:

yorumsuz!

(Lütfen kendi blogunuzda kendiniz yapmış gibi paylaşmayın!Emeğe saygı biraz lütfennn!!!)
Sizce hangi Leyla ? Herkesin bir begendigi Leyla’si vardir.

Benimde tipki Mecnun gibi Leyla’m ilk Leyla - Leylos (Ezgi Asaroglu) <32. Sedef Leyla Kücük ile Mecnun Cinar3. Sirin ile Mecnun4. Leyla Yedinci ile Mecnun Cinar

Sizce hangi Leyla ? Herkesin bir begendigi Leyla’si vardir.

Benimde tipki Mecnun gibi Leyla’m ilk Leyla - Leylos (Ezgi Asaroglu) <3
2. Sedef Leyla Kücük ile Mecnun Cinar
3. Sirin ile Mecnun
4. Leyla Yedinci ile Mecnun Cinar

islamidavet:

Çocuklarınıza süt verirken, Kur’an dan öğütler de verin.Boyları büyürken, kalpleri ve bakış açılarıda büyüsün.. — Ömer Muhtar

islamidavet:

Çocuklarınıza süt verirken, Kur’an dan öğütler de verin.Boyları büyürken, kalpleri ve bakış açılarıda büyüsün.. — Ömer Muhtar

(Kaynak: davamizislam)

serenayp:

beyzahatun:

Kardeşim kayıp,çaresizim internetten duyurmam gerekiyor ama ne yapacağımı bilemedim.Sizden yardım istiyorum.Bugün esenler de saat 4 civarında görülmüş en son 
Bu tarz şeyler nasıl yazılır insan bilmiyor.Görenlerin bana ulaşmasını istiyorum.
Tek varlığım o benim.
Adı recep,17 yaşında 09.05.2013 saat:11:00’dan beri kayıp 

Yardımcı olursanız çok mutlu olurum.

Görenler 0536 993 51 95 cep numarasına ulaşabilirler.

Hepinize şimdiden teşekkürler.

elden ele şunu bi reblog yapalım.

duyarlı vatandaşlar.

babam öldüğünde beşiktaş’ı bırakıp sigaraya başladım.

o zamanlar pembe panjurlu, siyah beyaz perdeleri olan evimizde “tüp” patlamamış, ortalık enkaz yerine dönmemişti henüz. gerçi o zamanlar da beşiktaş demek, acı çekmek demekti benim için. pazartesi günü okula gitmek istemeyişlerim de hep beşiktaş yüzündendi zaten. pazar günü oynanacak derbi için, cuma günü istiklal marşından önce tokat atmasına iddiaya girilirdi. pazartesi sabahları ne tokatlar yedim arkadaş. ey üçüncü sınıftaki sıra arkadaşım engin, anam babam öyle vurmadı lan bana, it. bugün hala açıköğretim’den tek dersim kalmışsa bunun bir sorumlusu beşiktaş, diğer sorumlusu da sıra arkadaşım engin’dir.

o zamanlar, insanların en fazla mahalle bakkalına borcu olurdu. birbirlerinden borç istemeye çekinen adamlar vardı. en ufak dedikodu fırsatını bile kaçırmayan, terlikleri ayaklarından çok ellerine yakışan anneler vardı. bir de mahallenin çocukları vardı. bizim mahallede bir recep vardı mesela. aşağı mahalledeki çocuklar dövmüştü bunu da taşla sopayla kavgaya gitmiştik. kanını yerde komamıştık recep’in. ertesi hafta da ben dövmüştüm recep’i. dayak arsızı bir çocuktu zannımca. neyse…

gün geçtikçe bankalar çoğaldı. bankalar çoğaldıkça, bakkallar kapandı. bakkala borcu olan insanlar, bankalara borçlanmaya başladı. anneler gizli bir barış antlaşması imzalamış gibi indirdiler terliklerini. mahallenin çocukları artık birer banka müşterisi olmuştu. bununla beraber “beşiktaş’ın çocuğu” diye çağırılan topçular gitti, yerine “profesyonel futbolcu” diye bir şey geldi. tokat atmasına girilen iddialar, büyük paraların döndüğü bir naneye dönüştü. e sonuçta hepimiz birer banka müşterisiyiz. her şey para üzerinden dönmeli. yoksa bırak futbolu, nefes alıyor olmanın bile bir anlamı yok onlar için. onlar dediğim kişiler kimdir, tam olarak bilmiyorum. ama düne kadar umurlarında bile olmadığım bankalar, bugün özel hayat sigortası yaptırmak için telefon açıp duruyorlar. ama özel hayat sigortası da lazım tabi. çünkü bugün dayak yesem, yarın kimse aşağı mahalleye gelmez benimle, elinde taşıyla sopasıyla.

artık kimse ince bir sesle “feda” demeyecek. en fazla yıllık ücretinde indirime gidecektir. böylesi bol sıfırlı bir dünyada şeref bey’in fedası da, metin oktay’ın tacı da, lefter’in çubuklu forması da hepimize emanet. bir daha gelmeyecek onlardan, sahip çıkmak gerek. her şeye rağmen babamın beşiktaşlılığı da bana emanet tabi. sanırım artık sigarayı bırakmak gerek.

Burak Aksak (via screamne)